22 Aralık 2012 Cumartesi

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ ÖZÜ ve ALPHA LİPOİC ACİD



ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ ÖZÜ

Üzüm çekirdeği ekstreler...
- Kalp koruyucudur.
- Kansere karşı direnç sağlar.
- Varis tedavisinde yardımcıdır.
- Cinsel gücü destekler.
- Antioksidan etkisi ile yaşlanmayı yavaşlatır.
Genellikle öğütülmüş çekirdekleri toz halinde günde 2 çay kaşığı kadar ya da tabletlerinden günde 1 veya 2 kez 100 mg almak yeterlidir.


ALPHA LİPOİC ACİD

Şeker hastalığına bağlı sinir hasarının oluşturduğu belirtileri azaltır: Günde 200-1200 mg dozda kullanılmalıdır. 600 mg’lık tabletlerinden 1-2 adet alınabilir. (Biomo-Lipon tablet 600 mg)


- Yaşlılarda beyin fonksiyonlarını korur ve destekler. Bu amaçla günde 100 mg alınması yeterli olur.
- Karaciğeri korur ve destekler. Antioksidan ve koruyucu etkisi nedeniyle kronik karaciğer yetersizliklerinde yararlıdır. Bu amaçla günde 3 kez 100 mg alınır. En iyi sonucu günde 1000 mg C vitamini ve 400 mg E vitamini ile birlikte alındığında sağlar.
- Katarakt oluşumunu geciktirir. Bu yönde bir yakınma için günde 3 kez 100 mg alınmalıdır.
- Genel antioksidan olarak kullanılabilir. Yaşlanmayı geciktirir. Bu amaçla sabahları tek doz 100 mg alınır.
- Cilt koruyucu etkisi nedeniyle cilt kremlerine eklenebilir. Kırışıklıkları azaltır, yani kırışıklıkların oluşumunu engelleyebilir.



http://www.hurriyet.com.tr

12 Aralık 2012 Çarşamba

Alüminyum folyo hasta ediyor











Alzheimer hastalığı son zamanlarda giderek artmakta nedeni tam olarak belli olmasa da yapılan çalışmalar gösteriyor ki alzheimerlı hastaların beyin dokusunda yüksek oranda alüminyum bulunmaktadır.

Alüminyum folyo veya kaplarda yemek pişirmeyin

Alüminyum tencerelerde yemek yapmak, alüminyum folyo veya kapları içerisinde yemeğe ısıl işlem uygulamakla tüketilecek besine daha çok alüminyum geçmesine neden olacaktır. Ayrıca bu şekilde pişmiş bir yemeğin yanında asidik bir besin varsa örneğin bol limonlu bir salata veya portakal suyu gibi alüminyum emilimi daha da hızlanacaktır.

Alüminyumu birçok yoldan alabilmekteyiz

Alüminyum birçok paketlenmiş ürün içerisinde, kullandığımız şampuanlarda, antiperspirant ve deodorantlarda, bazı ilaçlarda hatta eser miktarda içtiğimiz su ve çay içerisinde dahi bulunmaktadır ama emilimi folyo veya kapları kadar olmamakta.

Folyo mutfakta çok kullanışlı ama



Alüminyum folyo, yiyeceklerin saklanması ve pişirilmesinde mutfağımızın vazgeçilmezidir. Ateşe dayanıklı olması nedeniyle bizlere kolaylık sağlayan alüminyum folyo, bazı maddelerle bir araya geldiğinde reaksiyona geçip çözülebiliyor. Özellikle sıcak, sulu, asitli yiyeceklerin uzun süre alüminyum folyoya maruz kalması ve ısı ile beraber gıdanın alüminyum ile temas etmesi halinde gıdalara alüminyumun migrasyonu, nüfuz etmesi söz konusu olabiliyor. Gıdaların alüminyum emmesine neden oluyor.

Ondokuzmayıs Üniversitesinde yapılan bir çalışmaya göre alüminyum kaplarda pişirilen yemeklerin sağlık yönünden birçok sakıncası bulunmaktadır, özellikle fırında yemek pişirirken kullanmak alzheimer, kemik erimesi, kansere neden olabilmekte ve diyaliz hastaları için sakıncalı sonuçlar oluşturmaktadır.

Bebeklerde zeka geriliğine neden olabilmekte

Alüminyum fazlalığı bebeklerde zeka geriliğine de neden olabilmekte, özellikle hamilelikte uygunsuz kullanımından kaçınmak, bebeğin yemeklerini folyo veya kaplarında pişirmemek önemli.

Demir eksikliğini tetiklemekte

Vücutta mineral dengesi çok önemlidir, eğer alüminyum seviyesi artarsa diğer mineral eksiklikleri görülebilmektedir. Özellikle demir eksikliği en sık görülen problem.

Dikkat edilmesi gerekenler;

*Alüminyum folyoyu eğer buzdolabında veya derin dondurucuda kullanacaksak içerisindeki yiyecek asitli, tuzlu ve sulu bir besin olmasın.

*Yiyecekleri özellikle etleri folyoya sarıp veya alüminyum kaplar içerisinde pişirmeyin.

*Pişirme işlemi için alüminyum tencere yerine çelik tencere, alüminyum folyo veya kapları yerine yağlı kağıt veya kağıt ambalajları tercih edin.

Diyetisyen Özlem Sert Aydın

www.ozlemsert.com

11 Aralık 2012 Salı

Fazla oturmak sağlığa zararlı



Ofiste oturarak çalışanlar, evden çalışanlar, emekliler, ev hanımları sözüm size. Hareketsizliğin sağlık için kötü olduğunu hepimiz biliyoruz. Yeni öğrendiğimiz ise şu:Uzun süre oturanlar, daha kısa süre oturanlara göre daha az yaşıyorlar!


Avustralyalı araştırmacılar TV veya bilgisayar başında uzun süre oturmanın kalp sorunlarını arttırdığını düşünüyor. 8800 yetişkin ile yürütülen araştırmada, katılımcılar altı yıl boyunca takip edilmiş. Günde 4 saatten fazla televizyon izleyen kişilerin diğer kişilere göre kalp-damar hastalıklarına yakalanma oranları daha yüksek. Aynı zamanda bu kişilerin herhangi bir nedenden ölme oranları da diğer gruba göre yüzde 46 daha yüksek.


İlginç bir bulgu ise sadece egzersiz yapmanın da yetmiyor oluşu. Yani düzenli şekilde egzersiz yapan insanların bile uzun süreli olarak oturmaması gerekiyor. Modern yaşam ve teknolojik gelişmeler hareket alanlarımızı azaltıyor. Eski zamanlarda ayakta olmamızı ve kaslarımızı çalıştırmamızı gerektiren aktivitelerin çoğu yerini oturduğumuz ve az hareket ettiğimiz aktivitelere bıraktı. Boş zaman aktiviteleri de genelde oturmamızı gerektiriyor: Kitap okumak, sinemaya gitmek, tv izlemek gibi.


Fazla oturmak sadece fazla kilolu veya obez insanları da ilgilendirmiyor. Sağlıklı kiloda olan kişileri de kalp-damar rahatsızlıkları açısından tehdit ediyor. Hareketsizliğin kanser olasılığını da artırabildiği düşünülüyor.

Kısaca diyebiliriz ki, insan vücudunun asıl amacı hareket etmek. Buna göre evrimleşmiş olan vücudumuz, teknolojik gelişmeler ve iş yaşamı şartları dolayısıyla fazlasıyla hareketsiz.



Bu yüzden:
Uzun süreler boyunca oturmamaya çalışın.
Mesela telefonla konuşurken veya masanızdaki dosyaları organize ediyorsanız bunları ayakta yapın.
İmkanınız varsa öğle yemeği aralarınızda biraz yürüyüş veya kısa bir koşu yapın.
İş yerinizde size daha uzak olan bir tuvaleti kullanın.
Toplu taşıma kullanıyorsanız yolun yarısı boyunca ayakta kalın (metrobüsün de iyi bir tarafı varmış yani).
Kahve-çay molalarınızı hareket etmek için kullanın.
Televizyon izlerken evin bazı işlerini yapabilirsiniz: çiçekleri sulamak, toz almak, çamaşırları katlamak gibi.
Yine tv karşısında bazı esneme hareketleri veya hafif sportif hareketler yapabilirsiniz

Ojeler sağlığınıza zararlı olabilir



Maalesef çağımızda yiyip içtiklerimiz, giydiklerimiz, kullandığımız teknoloji ürünlerinin sağlığımıza olan zararlarını düşünmek zorunda kalıyoruz. Gazetelerde, televizyonlarda sürekli olarak çevremizdeki kanserojen etkenlerden bahsediliyor.



Bu aralar çeşitli renk ojeleri denemeye sardım ve küçük çapta bir koleksiyonum oluştu diyebilirim. Üzücü olan ise ojelerde de bu tip zararlı maddeler olduğunun söylenmesi. Ojenin içinde zararlı olan formaldehit, toluen ve ftalat bulunduğu söyleniyor. Bu maddeleri ayrıntılı bir biçimde incelersek, durum şöyle:

"Ftalat", genellikle esneklik, sağlamlık ve transparanlık amacıyla plastiklere ekleniyor. Çocukların oyuncaklarına da eklendiklerinden çocuklar için de risktaşıyor. Plastik eskidikçe, bu madde ortama salınıyor. Ftalat, birçok kozmetik ürününde bulunduğundan dolayı, kadınlar riskli bir grubu oluşturuyor. 1994 ve 2010 yıllarında yapılmış olan iki araştırmaya göre ftalata maruz kalma ile meme kanserine sebep olan hormon değişimleri arasında bir ilişki bulunmuş.

"Toluen"e gelirsek, benzenden çok daha az zararlı olduğu için kullanılması tercih ediliyormuş, ancak solumasının zararlı olduğu belirtiliyor.

"Formaldehit" daha önce de zararlı olduğunu duyduğum maddelerden biri.Kanserojen madde olarak tespit edilmiş.

Bu 3 maddeyi içermeyen ojelere "Big 3 Free" deniyor.




Kendi iddialarına göre Essie, Inglot, China Glaze, OPI gibi markalar bu 3 maddeyi de ojelerinde kullanmıyor. En önemlisi ise ülkemizde en çok bulunan Flormar, Pastel, Golden Rose, Alix Avien, Gabrini gibi firmaların ne kullanıyor olduğu.Pastel'in web sitesinde bu maddeleri kullanmadığı belirtiliyor. Diğerlerinin sitelerinde buna dair bir bilgi bulamadım. Demek ki elimizde sadece Pastel kaldı.

Alternatif olarak su bazlı ojeler kullanmak da mümkün. Örneğin Nail Trick ojelerini tırnaktan çıkarmak için aseton kullanmanıza gerek yok, sadece soyarak çıkarıyorsunuz.

Son olarak hamilelerin zararlı madde içeren ojeleri kullanmamaları öneriliyor. Maalesef sevdiğimiz bir şey daha zararlı çıktı. Oje alırken dikkatli olun!




kaynak
http://www.bunubugunogrendim.com

10 Aralık 2012 Pazartesi

HAYAT KAYNAĞI YUMURTA..


.






Neden Yumurta tüketmeliyiz?

Sağlıklı yaşamak için yeterli ve dengeli beslenme için, bir canlıya hayat verecek kadar yüksek besleyici değere sahip yumurtayı öğünlerimizden eksik etmemeliyiz.Çünkü;
Yumurta, anne sütünden sonra insanın ihtiyacı olan tüm besin öğelerini bulunduran tek besin kaynağıdır. A, D, E ve B grubu vitaminleri önemli oranda içeren yumurta, içinde bulunan KOLİN sayesinde beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynar. Yumurta bulunan kolin, özellikle çocukların zihinsel ve beyinsel gelişiminde önemli bir rol oynar. Yaşam boyu başarılı bir fert olmaları için, erkeklerin 550 mg, kadınların 425 mg günlük yumurta ihtiyacı vardır. Hamilelikte bu ihtiyaç 7 kat artar. Hayvansal kaynaklı bir besin olmasına rağmen yumurtanın yağ içeriği düşüktür. Yani yumurtada kalp damar hastalıkları için risk faktörü olan doymuş yağ asitleri ve toplam yağ miktarı azdır. Yapılan araştırmalar kahvaltıda yumurta tüketiminden vücut yağlarının yakılmasında önemli rol oynadığını ortaya koydu. Bu yüzden her sabah 1 yumurta tüketmelidir.
Yumurta sarısı, D vitamini sağlayan birkaç besinden biridir ve güneş ışıklarından da yeterince faydalanıldığı takdirde yumurta özellikle çocuklarda D vitamini eksikliğine bağlı kemik bozukluğu oluşmasını engeller.
Yumurta, demir ve çinko gibi sağlığımız açısından önem taşıyan mineralleri de içerir. Demir, kan yapımı için gereklidir. Ayrıca demirin büyüme, gelişme ve hastalıklardan koruma rolü vardır. Yetersizliği de çocukların öğrenme yeteneğini ve okul başarısını azaltır. Demir yetersiz alındığında anemi (kansızlık) oluşur. 6. Aydan sonra yumurta, küçük çocuklar için değerli bir demir kaynağıdır.
Yumurtadaki kolesterolden korkmayın. Yumurtanın kandaki zararlı kolesterolü düşürücü, faydalı kolesterolü artırıcı etkisi vardır. Kolesterol insanlar ve tüm hayvanlarda vücutta sentezlenen yağ benzeri bir maddedir. Sinir liflerinin yalıtımı hücre duvarlarının bütünlüğünün sağlanması, D vitamini sentezi, çeşitli hormonların ve sindirim salgılarının oluşumu için gerekli bir maddedir.
Yumurtadaki protein tüm besinler içinde en kalitelidir. Yumurtada proteinin biyolojik yararlığı %100 iken bu değer sütte %85, balıkta %76, sığır etinde %74'de kalmaktadır.
Dikkat! Hayvansan proteinden mahrum yaşıyoruz. Dengesiz besleniyoruz. AB ülkelerinde yıllık kişi başına yumurta tüketimi 270 adet, İsrail'de 330, Yunanistan'da 180 adet, Türkiye'de ise 100 adedin altındadır. Bu nedenle ülkemizde hayvansal protein eksikliğinden kaynaklanan sorunlar gittikçe artmaktadır.
Yumurta öyle bir gıda maddesidir ki, dışarıdan hiçbir katkı ve destek almadan bir canlı oluşabilecek güç ve kabiliyettedir. Yumurta, ambalajı hayvan tarafından yapılan tek gıda maddesidir. Bu nedenle ticari hileye tamamen kapalıdır. Öyleyse, her gün bir yumurt yiyelim..

DENGELİ BESLENME İÇİN YUMURTA

Günlük 2000 kalorilik bir diyet baz alınarak yapılan hesaplamada:
Büyük bir yumurta;
4.5 g yağ (günlük ihtiyacın %7.5’i),
1.5 g doymuş yağ (günlük ihtiyacın %8’i) ve
215 mg kolesterol (günlük miktarın %7’si)
içerir.

· YUMURTA; DOĞAL AMBALAJI İLE HİÇ BİR ŞEKİLDE HİLE YAPILMAYAN TEK GIDADIR.

· YUMURTA; BESİN KALİTESİ AÇISINDAN ANNE SÜTÜNDEN SONRA İKİNCİ SIRADADIR.

· YUMURTA; ZEKİ, BAŞARILI ÇOCUKLARIN YETİŞMESİ İÇİN BEYİNSEL FONKSİYONLARINI ETKİLİYEN KOLİN’İN EN YOĞUN OLDUĞU BESİNDİR.

· YUMURTA; ÇOCUKLARIN ZEKA SEVİYELERİNİN ARTIŞINDA BÜYÜK ÖLÇÜDE ETKİLİDİR.

· YUMURTA GÖZ SAĞLIĞINI KORUR, FELÇ OLMA RİSKİNİ AZALTIR.

· YUMURTA; BAYANLARDA GÖĞÜS KANSERİ RİSKİNİ AZALTIR, MENOPOZ’UN HAFİFLEMESİNİ SAĞLAR.

· YUMURTA; KANSER, KALP, DAMAR HASTALIKLARINDAN KORUNMADA YARDIMCIDIR.
· YUMURTA; DEĞERLİ BİR DEMİR KAYNAĞIDIR.

· YUMURTA; BÜYÜME, GELİŞME VE HASTALIKLARDAN KORUNMADA ETKİLİDİR.

· YUMURTA; KRONİK HASTALIKLARDAN KORUNMADA, SİNDİRİM SİSTEMİNİN SAĞLIĞINDA VE KORUNMASINDA ÖNEMLİDİR.

· YUMURTA; YÜKSEK BESİN ÖĞESİ İÇERİĞİNE RAĞMEN, DÜŞÜK KALORİLİDİR.

· YUMURTA; İÇİNDE BULUNDURDUĞU 12 ÇEŞİT BESİN ÖĞESİ İLE 6.AYDAN İTİBAREN HER YAŞTAKİ İNSANIN HER GÜN TÜKETMESİ GEREKEN ÖNEMLİ BESİNDİR.

· YUMURTA; %16 VİTAMİN B12, %12 VİTAMİN A, %20 PROTEİN, %8 VİTAMİN B6, %12 VİTAMİN D, %6 VİTAMİN E, %12 FOLİK ASİT, %4 TİYOMİN, %16 FOSFOR, %30 RİBOFLAVİN, %8 ÇİNKO, %8 DEMİR İÇERİR.

· SAĞLIKLI YAŞAMAK İÇİN YETERLİ VE DENGELİ BESLENMEYE, YETERLİ VE DENGELİ BESLENME İÇİN BİR CANLIYA HAYAT VERECEK KADAR YÜKSEK BESLEYİCİ DEĞERE SAHİP, LEZZETLİ ÜSTELİK UCUZ BİR BESİN OLAN YUMURTAYI ÖĞÜNLERİNİZDEN EKSİK ETMEYİNİZ…

Kadınlar için mükemmel bir fitness programı...




Bu yıl her zamankinden fit olacağımKarmaşık makineler, takip etmesi zor programlar yok. Yeni yılda en fit halinize kavuşmak için hazırladığımız bu programı hemen uygulamaya başlayın, yılın ilk günlerinde vücudunuzdaki farkı hissedin!

PAZARTESİ EGZERSİZLERİ

Uyarı: Tüm squat egzersizlerinde hatırlamanız gereken en önemli kural, çömeldiğinizde dizlerinizin ayak parmaklarınızı geçmemesi. Bunu sağlamak için kalçanızı hafifçe dışarı çıkararak, bir sandalyeye oturuyormuşçasına alçalın ve ağırlığı topuklarınıza verin. Bu şekilde diz eklemi yaralanmalarından korunabilirsiniz. Lunge egzersizlerinde de, üzerinde alçaldığınız bacağınızın diz kapağının ayak parmak uçlarını geçmemesine dikkat edin.

Squat ve arkaya tekme



BACAKLARI VE KALÇALARI ÇALIŞTIRIR
Harekete bacakları kalça hizasında açarak ve her iki elinize aldığınız dambılları omuz hizasına kaldırarak başlayın. Bacaklarınızın dizden yukarısı yere paralel oluncaya kadar çömelerek squat pozisyonu alın. Yukarı kalkın ve sağ bacağınızı geriye doğru uzatın. Başlangıç pozisyonuna gelin ve diğer bacağınızla da hareketi tekrarlayın. Bu, 1 tekrardı; seti tamamlamak için bu şekilde 10-12 tekrar yapın.

HAFTALIK EGZERSİZ PROGRAMINIZ


NEYE İHTİYACINIZ VAR?

● Bir adet bank ya da step tahtası
● 1 kilogramlık sağlık topu (medicine ball)
● 2 adet 1.5 ya da 2’şer kilogramlık dambıl
● 1 adet 65 santimetrelik pilates topu
● 1 adet esnek egzersiz bandı
● 1 adet mini egzersiz topu
● Yoga matı

KAÇ TEKRAR YAPACAKSINIZ?
Egzersizlere başlamadan önce herhangi bir kardiyo egzersiziyle 5 dakika ısının. Her egzersizi 10-12 tekrardan oluşacak şekilde, 2 set halinde uygulayın. Yeni başlayanlar birer set olarak da uygulayabilir. Egzersizler arasında 30 saniye dinlenin.

İŞTE PROGRAM

Alternatif şınav

GÖĞÜS, OMUZ, KOL VE KALÇALARI ÇALIŞTIRIRDizler ve ellerin üzerinde plank pozisyonu alın. Kolları bükerken, üst kol yere paralel oluncaya kadar göğsünüzü yere yaklaştırın. Yukarı doğru kalkarken sol bacağınızı 15 santimetre kadar yukarı kaldırın. Bacağınızı indirin. Hareketi her iki bacakla da 10-12 kez tekrarlayın.

Dambılla çapraz lunge

KALÇAYI, BACAKLARI VE PAZULARI (BISEPS) ÇALIŞTIRIR

Makas dönüşü

KARIN KASLARINI ÇALIŞTIRIRSırtüstü uzanın ve ayak bileklerinizin arasına pilates topunu sıkıştırın. Kollar yanlarda... Bacaklarınızı kaldırın. Omuzlarınızı yerden kaldırmamaya çabalayarak ve karın kaslarından güç alarak bacaklarınızı sola doğru çevirin. Ortaya gelin ve 1 tekrar sayısına ulaşmak için bacaklarınızı bu kez sağa çevirin. Bu şekilde 10-12 tekrar yapın.


Dengede yukarı itme

KARIN VE KALÇALARI ÇALIŞTIRIRKalçaların öne bakan tarafı topun üzerine gelecek şekilde yüzüstü topa uzanın. Ön kolları yere yerleştirin ve dizleri 90 derecelik bir açıyla bükün. Kalçalarınızı sıkın ve dizlerinizin açısını koruyarak ayaklarınızı yukarı doğru itin. Başlangıç pozisyonuna gelip egzersizi tekrarlayın (10-12 tekrar).


Yengeç

OMUZLARI VE ARKA KOLU (TRICEPS) ÇALIŞTIRIRDizlerinizi bükerek yere oturun, eller kalçaların yanında yerde, parmak uçları ileriyi gösteriyor… Kalçalarınızı yerden 20 santimetre kadar yukarı kaldırın. Dirseklerinizi bükerken, kalçanızı da yere yaklaştırın. Tekrar yukarı kalkarak, hareketi bu şekilde 10-12 kez tekrarlayın.



ÇARŞAMBA EGZERSİZLERİ

Yana kayarak kalça çalışması
KALÇAYI VE BACAKLARI ÇALIŞTIRIR

İndir-kaldır-uzat
ARKA KOLU (TRICEPS) VE OMUZLARI ÇALIŞTIRIR
Dizler bükülü, ayaklar yerde, bankın üzerine oturun. Kalçalarınızın yanında, ellerinizle bankı kenarlarından tutun. Kollarınızı düzleştirin ve kalçanızı bankın üzerinden sıyırın. Dirseklerinizi 90 derecelik açıyla kırarken, kalçanızı da yere yaklaştırın. Kollarınızı düzleştirin, sol bacağınızı öne doğru uzatırken, sağ kolunuzu da omuz hizasında yana doğru uzatın. Başlangıç pozisyonuna dönün ve 10-12 kez hareketi tekrarlayın. Bir seti tamamlamak için aynı şekilde diğer tarafla 10-12 tekrar yapın.

Dambılla squat
KALÇA, BACAKLAR VE PAZULARI (BISEPS) ÇALIŞTIRIRAyaklarınız kalça hizasında açık, dizler hafif kırık, ayakta durun. Her iki elinize de birer dambıl alın. Dirsekleri 90 derecelik açıyla kırın ve kolları yanlarınıza yapıştırın, avuçlar tavana bakıyor... Çömelerek squat yaparken dambılları da omuz hizasına kaldırın. Başlangıç pozisyonuna dönüp hareketi 10-12 kez tekrarlayın.

Kurbağa bacak
KARIN KASLARINI ÇALIŞTIRIRBir bankın üzerine oturun ve kalçalarınızın yanında ellerinizle bankı kenarlarından tutun. Dizler bükülü ve ayaklar yerde. Geriye doğru yaslanın, ayaklarınızı yerden kaldırın ve bacaklarınızı hafifçe öne uzatın, kaval kemikleri yere paralel… Karın kaslarını sıkın ve dizlerinizi göğsünüze doğru çekin. Bu pozisyondayken, ayaklarınızı birleşik tutarak dizlerinizi yanlara doğru açın. Bacakları yeniden öne uzatarak hareketi 10-12 kez tekrarlayın.

Topla şınav
GÖĞSÜ, OMUZLARI VE KOLLARI ÇALIŞTIRIRParmak uçlarında ya da dizlerin üzerinde plank pozisyonu alın. Kollar omuz hizasında yere inmeli. Sol elinizin altına küçük bir egzersiz topu ya da kitap koyun. Kollarınızı bükerek göğsünüzü yere doğru yaklaştırın. Yukarı kalkın ve 10-12 kez bu şekilde şınav çektikten sonra, bir kez de topu sağ elinizin altına koyarak egzersizi tekrarlayın.
Patenci
KALÇAYI VE BACAKLARI ÇALIŞTIRIRBir step tahtası ya da bir bankın üzerine sol ayağınızı koyun, dizlerinizi 90 derecelik bir açıyla kırın ve sağ bacağınızı arkaya doğru uzatın. Ayak parmakları yerde ve öne bakıyor. Öne doğru uzanırken kollarınızı da avuçlar yere bakacak şekilde omuz yüksekliğinde öne uzatın. Yavaşça sağ ayağınızı da bankın üzerine getirin. Sağ bacağınızı tekrar aynı şekilde yere koyarak 10-12 kez hareketi tekrarlayın. Yön değiştirerek hareketin simetrisini yapın (10-12 tekrar) ve bir seti tamamlayın.
CUMA EGZERSİZLERİ
Yukarı sıçra ve alkışla
GÖĞÜS, KARIN, OMUZ VE KOLLARI ÇALIŞTIRIRUyluklarınız ve karnınızın alt kısmı topun üzerinde, ellerinizi omuz hizasında yerde olacak şekilde plank pozisyonu alın. Dirseklerinizi bükerek göğsünüzü yere yaklaştırın. Daha sonra kendinizi yukarı doğru itebildiğiniz kadar iterken, iki elinizi yerden keserek ellerinizi birbirine alkışlar gibi bir kez vurun ve hemen ellerinizin üzerinde tekrar dengenizi sağlayın. Bu şekilde 10-12 kez tekrarlayın.

Dengede squat ve çekiş
BACAKLARI, SIRTI VE KALÇAYI ÇALIŞTIRIREsnek bandı, sabit bir objeye, ayak bileğiniz hizasında bağlayın ve sağ elinizle tutun. Bant gergin oluncaya kadar geriye doğru gidin. Sağ bacağınızı yerden kaldırın ve sol tarafınız üzerinde dengede durun. Sol bacağınız üzerinde yarım squat yaparak alçalın. Sağ bacağınızı geriye doğru düzleştirirken bandı da çekin. Başlangıç pozisyonuna gelerek bu şekilde 10-12 tekrar yapın. Sonrasında da aynı egzersizi vücudunuzun diğer tarafıyla tekrarlayın.

Squatta zıplama
BACAKLARI, KALÇALARI VE OMUZLARI ÇALIŞTIRIRBacaklarınızı genişçe açın, parmak uçları hafifçe dışa doğru baksın, iki elinizle bir sağlık topunu göğüs hizasında önde kavrayın. Kalçalarınız yere paralel oluncaya kadar çömelip squat pozisyonu alın. Sonra bir hamlede yukarı zıplarken kollarınızı yukarıya uzatın, topu başınızın üzerine itin ve bacaklarınızı birleştirin. Başlangıç pozisyonuna dönüp tekrar zıplayın (10-12 tekrar).
Bisiklet
KARIN KASLARINI ÇALIŞTIRIRBankın üzerine oturun, dizlerinizi bükün ve geriye doğru 45 derecelik bir açıyla yaslanın, ellerinizi başınızın arkasına yerleştirin (sadece dokunun, kavramayın). Bir bacağınızı ileri doğru, parmak uçları ileriyi gösterecek şekilde uzatırken diğerini gövdenize doğru çekin. Diğer bacağınızla da tekrarlayın. Bu 1 tekrardı. Bu şekilde 10-12 kez tekrar yapın.
Çevir, dokun
ARKA KOLU (TRICEPS) VE OMUZLARI ÇALIŞTIRIRBankın kenarına oturun. Kalçaların yanlarından bankı ellerinizle tutun. Dizler bükülü ve ayaklar yerde… Kollarınızı düzleştirerek, kalçanızı banktan öne doğru kaydırın. Dirsekleri 90 derecelik açıyla bükerken kalçanızı yere doğru yaklaştırın. Kollarınızı tekrar düzleştirirken bir elinizi çaprazdaki elinizin yanına uzatıp dokunmaya çalışın. Ortaya gelip bu kez de diğer elinizle çaprazınıza dokunmaya çalışın. Bu bir tekrardı. Bunun gibi 10-12 tekrar yapın.

Lunge pozisyonunda dambıl çekiş
KALÇALARI, BACAKLARI VE PAZULARI (BISEPS) ÇALIŞTIRIRHer iki elinize de birer dambıl alın. Bankı (ya da step tahtasını) arkanıza alarak ayakta durun. Sağ ayağınızı geriye, bankın üzerine parmak uçlarınızda koyun. Dirseklerinizi 90 derecelik açıyla bükün ve vücudunuza yaklaştırın, avuçlar yukarı bakıyor. Ağırlıkları yukarı, omuzlarınıza doğru çekerken alçalarak lunge pozisyonu alın. Başlangıç pozisyonuna dönüp 10-12 kez tekrarlayın. Bir seti tamamlamak için egzersizi aynı şekilde diğer bacakla da tekrarlayın.



Bu hareketi, parke gibi kaygan bir zeminde yapın. Sol ayağınızın altına kaymanızı sağlayacak bir bez parçası koyun. Kollar yanlarda, ayaklar omuz hizasında harekete başlayın. Sol bacağınızı bezin üzerinde sola doğru kaydırırken aynı zamanda kollarınızı da önde göğüs hizasına kaldırın ve çömelin. Sağ bacağınızı doğrulturken, sol bacağınızı da merkeze doğru yaklaştırın. Aynı şekilde 10-12 kez tekrarlayın. Başlangıç pozisyonuna gelip yön değiştirin. 10-12 kez de bu şekilde sağa doğru kayarak bir seti tamamlayın.Her iki elinize de birer dambıl alın; kollar yanlarda, avuçlar içe doğru bakıyor. Sağ ayağınızı geriye, diğer ayağın hafifçe ilerisine atıp alçalarak lunge yapın. Tam bu sırada dambılları da omuz hizasına kaldırın. Başlangıç pozisyonuna dönün. Diğer bacakla da uygulayarak 1 tekrar sayısına ulaşın. Bu şekilde 10-12 tekrar yapın.● Program, her gün farklı egzersizlerden oluşacak şekilde düzenlendi. Her gün başka bir egzersiz rutini uygulamanız kaslarınızı şaşırtarak daha hızlı sonuç almanızı sağlayacak.

● Pazartesi, çarşamba ve cuma günleri sayfalarda önerdiğimiz egzersizleri yapın. Ara günlerde; yani salı, perşembe, cumartesi ve pazar günlerini ise kardiyo egzersizlerine ayırın. Kimi günler daha sıkı bir tempoyla yapabileceğiniz kardiyo çalışmalarını diğer günlerde daha hafif aktiviteler şeklinde uygulayabilirsiniz. Örneğin bir gün koşuyorsanız, diğer gün yürüyüşe çıkabilirsiniz.

● Aşağıdaki egzersizleri karıştırarak da uygulayabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken şey, aynı rutini peş peşe tekrarlamamak ve direnç egzersizlerinden sonra 48 saat ara vermek


kaynak
http://fitnesshome.blogspot.com

KADINLAR İÇİN EN YARARLI BESİNLER







NYU Beslenme Uzmanı Tara Miller, sağlıklı beslenmek için, ne yemeniz ve ne kadar yemeniz gerektiğini bilmeniz gerektiğini belirtiyor. Size bu konuda biraz yardımcı olmak istedik! İşte her kadının ihtiyaç duyduğu ve mutlaka yemesi gereken besinler..

Süper Yiyecek 1: Az yağlı yoğurt
Haftada 3-5 porsiyon
Faydası: Sağlıklı bir yiyecek olan yoğurt çok eskidir. Uzmanlar yoğurdun faydalarınınyeni ve şaşırtıcı olarak hala devam ettiğini söylüyorlar. Sadece yoğurt değil kefir içeren her yiyecek sayısız yolla vücudumuzu koruyor.

Ayrıca, yoğurdun göğüs kanseri riskini de azalttığı öne sürülüyor. Yoğurt aynı zamanda midedeki ülser hastalığını ve vajinal enfeksiyon risklerini de azaltıyor.

Kahvaltıda, öğle yemeğinde bir porsiyon yoğurdun keyfini çıkarın. Yoğurt kemiklere iyigelen kalsiyum ile yüklüdür. Her yaştaki kadının kalsiyuma ihtiyacı vardır. Bir porsiyon yoğurtta 448 mg kalsiyum vardır. Yoğurt alırken az yağlı olmasına ve markasına dikkat etmelisiniz.

Süper Yiyecek 2: Somon, sardalya ve uskumru yağlı balıklar
Her hafta 2-3 porsiyon
Faydası: Balıktaki sağlıklı faktör omega-3 yağ asitleridir ve DHA ve EPA adında iki çeşidi vardır.
Balık vücudumuzdaki her hücrenin zarında önemli bir rol oynamakla beraber aynı zamanda bizi birçok önemli sağlık tehditlerinden de korur. Bu tehditlerden bazıları: kalp rahatsızlıkları, felç, hipertansiyon ve iltihaba yol açan çeşitli hastalıklar.
Ceviz, keten tohumu gibi yiyeceklerden ALA adı ile bilinen omega-3 asidini alırsınız. Bu da vücudumuz için iyidir. DHA'ya çevrilmesi için vücudumuz bir süreç uygular. Ve bu süreç çeşitli kişisel faktörleri olumlu etkiler.

Süper Yiyecek 3: Fasülye
Haftada 3-4 porsiyon
Faydası: Fasülye protein ve lif deposudur. Göğüs kanseri ve kalp hastalıklarına karşı vücudumuzu korur. Fasülye aynı zamanda kadın hormonlarını dengeler. Kadınların yiyebileceği en sağlıklı yiyeceklerden bir tanesidir.

Bir araştırmaya göre kardiyo vasküler hastalık riskleri ile baklagiller arasında ters orantılı bir ilişki vardır. Bilindiği üzere baklagiller. fasülye, bezelye, mercimek ve fıstık içerir.
Fasülye aynı zamanda kolestrol seviyesinin de azalmasına yol açar, hormonları düzenler ve menopoz semptomlarını önler.
Son olarak, üreme yaşındaysanız fasülye folik asit ihtiyacınızı karşılar ve hamilekalmak istiyorsanız bu işinize yarayabilir.

Süper Yiyecek 4: Domates (veya karpuz, greyfurt, portakal)
Haftada 3-5 porsiyon
Faydası: Meyvelerin içindeki en etkin içerik likopendir. Prostat kanserini engellediği gibi kadınların çeşitli hastalıklarını da engeller.
Likopen göğüs kanserini engellediği gibi kadınların kalp hastalıkları ile savaşmasında da güçlü bir antioksidandır.
Ayrıca en son araştırmalara göre, güneşin yarattığı UV ışınlarından cildi korur ve dahagenç görünmenizi sağlar.

Süper Yiyecek 5: Az yağlı süt veya portakal suyu ile takviye edilen D Vitamini
Amaç: Günde en az 400 IUs

Ne yapar: Osteoporoz riskini azaltır, diyabet riskini düşürür ve göğüste tümör oluşumunu engeller.
Son araştırmalara göre, D vitamini göğüs, kolon ve yumurtalık kanserlerinin yarsını önlüyor.
D vitamini somon, uskumru, orkinos ve sardalyada bulunur ama en iyi kaynak süt gibi kuvvetli yiyeceklerdir.

Süper Yiyecek 6: Üzüm, çilek, böğürtlen, ahududu
Haftada 3-4 porsiyon
Faydası: Şarapla benzer çekilde bu meyveler hücre yenilemede önemli rol oynarlar. Birçok kanser çeşidi riskini azaltır.
Aynı zamanda bu meyveler C vitamini ve folik asit açısından da zengindir. Bu antioksidanlar kalbimizi korur ve cildin yaşlanmasını önler.

kaynak
http://fitnesshome.blogspot.com

SAUNA'NIN FAYDALARI






Sauna özellikle kış aylarında çok faydalıdır. Vücudunuzun tamamiyle temizlenmesine yardımcı olan saunanın insan sağlığına birçok yararı vardır. Sauna sadece kış aylarında deği ayrıca yaz aylarında da çok yararlı olabilir. Vücuttaki gözenekleri açan ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olan sauna ölü deri hücrelerini temizler. Saunada 15 dakikadan uzun kalınmamalıdır. Sauna sırasında kişi çok fazla ter atar. Bu nedenle en azında bu süre içerisinde 2-3 bardak su içilmesi önerilir. Ayrıca saunadan çıktıktan sonra da bol sıvı tüketmeniz gerekmektedir. Saunadan çıktıktan sonra vücudunuz normal ısısına geri döndüğünde duş alınması gerekir.
Kalp rahatsızlıkları bulunan kişiler saunaya girmemelidir. Ayrıca hamile kadınların ve ufak çocukların da saunaya girmesi önerilmemektedir.

Saunanın Faydaları

Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirir: Düzenli olarak saunaya girmek bağışıklık sisteminizi güçlendirerek sizi hastalıklara karşı daha güçlü hale getirir. Vücut ısısının aniden yükselmesine neden olan sauna vücuttaki bakteri ve virüslerin yok olmasına yardımcı olur. Kışın yapılan sauna sizi soğuk algınlığı ve gribe karşı korur.
Kan Dolaşımını Hızlandırır: Sauna kan basıncınızı arttırmadan kan dolaşımınızın hızlanmasına yardımcı olur. Saunanın sıcaklığı kan damarlarınızı açar ve kan akışının düzelmesini sağlar.
Kanseri Engeller: Saunanın sıcaklığı kanserli hücreli öldürmede yardımcı olur ve sizi tüm enfeksiyonlardan korur.
Toksin Atılımını Sağlar: Sauna vücuttan toksin atılımın sağlamanın en iyi yoludur. Terleme yoluyla vücunuzdaki toksinlerden kurtulursunuz.

SPORDAN SONRA SAUNA'YA GİRİLİR Mİ ?

Cevap...tabii ki evet..."Yoğun terleme insan vücudundaki su ve toksinlerin dengesini ayarlar. Özellikle spor yaptıktan sonra saunaya girilmesi ile spor sonrası vücudun salgıladığı ve kas ağrılarına neden olan laktik asidin terleme yolu ile vücuttan atılması sağlanmış olur."

9 Aralık 2012 Pazar

Vitamin ihtiyacınızı karşılıyor musunuz?








Vitaminler, sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan organik bileşiklerdir, vücutta metabolik olayların gerçekleşmesi, sağlıklı yaşamın devamı için gereklidir. Latince hayat anlamına gelen vita sözcüğünden gelmektedir.

Vitaminler iki grupta toplanır;
Suda gözünen vitaminler: C ve B grubu vitaminleri
Yağda çözünen vitaminler: A, D, E, K vitaminleri

*Özellikle bahar geçişlerinde vücut direncini arttırmada vitaminden zengin besinler tüketilmesi gereklidir.

*Yiyeceklerin saklama, yıkama, pişirme sürecinde de vitamin değerlerinde önemli bir kısmı kaybolmaktadır.

*Besinlerin taze ve mevsiminde olması da içeriğindeki vitamin miktarını etkiler.

*Eğer yeterli miktarda vitaminleri doğal yoldan alamıyorsak bulgulara göre supleman olarak kullanmak gerekebilir.

B1 sebzelerde, tahıllarda, baklagillerde, meyvelerde bulunur. Büyüme döneminde sinir sisteminin gelişimi ve hızlı metabolizma için B1 vitaminine ihtiyaç vardır. Eksikliğinde kusma, iştahsızlık, huzursuzluk, nefes almada zorluk, kalp çarpıntısı, morarma, kalp yetmezliği, merkezi sinir sistemi bozuklukları, kalp yetmezliği, ses kaybı, beriberi hastalığı görülebilir.

B2 sakatatlarda, süt ve peynirde ve bazı yeşil sebzelerde bulunur. Eksikliği görme bozukluklarına, dudak kenarlarında çatlaklara, deri ve mukoza hastalıklarına yol açar.

B6 eksikliğinde dilde şişme, göz, ağız ve burun çevresinde yağlanma görülür. Tahıllar, yumurta, et ve ciğer yoğun olarak B6 içerir.

B12 eksikliği sinir hücrelerini kaplayan beyaz bir madde olan miyelin kaybına neden olarak sinir sistemi sorunlarına ve anemiye yol açar. Et, balık, deniz ürünleri ve yumurtada bulunan bu vitamini süt ve süt ürünleri de az miktarda içerir.

C vitamini turunçgiller, kuşburnu, brokoli, domates, biber, karnabahar ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerde bolca bulunur, dokular için kolajen üretimini sağlar.

A vitamini en çok balık, yumurta, tereyağı ve sarı renkli meyvelerde bulunur. Kilo alamama, boy kısalığı, gözün parlaklığını yitirerek aşırı kuruması, gözyaşının yetersiz salgılanması, kuru ve pullanmış deri, halk arasında tavuk karası diye adlandırılan gece körlüğü görülür.

D vitamini hem beslenme hem de güneş ışığı yoluyla alınır. Balık, peynir, süt, tereyağı ve yumurta sarısında bulunur. Eksikliği çocuklarda raşitizme neden olur. Kemiklerde kalsiyum ve fosfor dengesini düzenler. Huzursuzluk, baş terlemesi, kaşıntı, uyku bozuklukları, ileriki aşamalarda kas güçsüzlüğü ,kafatasında yumuşama, büyümüş bıngıldak, kafatası büyüklüğü , diş problemleri görülemektedir.

E vitamini antioksidan etkiye sahiptir, yara iyileştirmesini hızlandırır, damar sağlığını korur ve metabolik hızın arttığı okul ve ergenlik çağında vücudu zararlı maddelerden temizleyici özelliği vardır. Eksikliğinde anemi, ödem görülebilir. Tahıl ürünleri, balık, balık yağı, kuruyemişler, yumurta sarısı, yeşil yapraklı sebzelerde bulunur.

K vitamini kanda pıhtılaşma için gerekli olan yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Normalde barsaklardaki bakteriler tarafından yapılır. Pıhtılaşma faktörlerinin sentezi için gereklidir. Eksikliğinde dişeti kanamaları görülebilir.

Yetersiz ve dengesiz beslenme, mevsim değişiklikleri ve kronik hastalıklar bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açmaktadır. Bağışıklık sistemini korumak önemlidir, bunun için bütün besinlerden ihtiyacımız ölçüsünde beslenmek, eksikliğinde gerekirse takviye almak önemli.

Diyetisyen Özlem Sert Aydın
www.ozlemsert.com

Daha hızlı kilo vermek için









Metabolizma, vücudun temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gerekli olan ve bir günde hiçbirşey yapmadan harcadığı enerjidir. Metabolizmamızın çalışabilmesi için enerjiye, enerji için de yiyeceklere ihtiyacımız var. Eğer kilo kaybını hızlandırmak istiyorsak metabolizma hızımızın daha aşağısında beslenmeliyiz. Ama metabolizma hızımız düşükse hızlandırmak içinde birkaç noktaya dikkat etmekte fayda var.

Kalsiyum ve D vitamini içerikli yiyecekler tüketin
Gün içerisinde en az 2 öğününüzde kalsiyum ve D vitamini içeren yiyecekler tüketin. Bu 2 besin öğesinin birlikte bulunduğu besin grubu da süt ve türevleri. Kas ve kemik gelişiminin yanı sıra kilo vermeye de yardımcı oluyorlar. Yapılan araştırmalar her gün 3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre daha az kilo aldıkları, daha çabuk kilo verdiklerini gösteriyor. D vitaminin ise kiloyu korumada etkisi olduğu belirtiliyor.

Bol posa alın
Günde en az 20 gram posa almaya çalışın. Posalı yiyecekler tokluk hissini artırırken kilo vermeye de destek oluyorlar. Örneğin 1 orta boy elma yiyerek 3.3gr, 12 adet kiraz yiyerek 1.5gr, 1 orta boy armutla 5.1gr, 100gr. ıspanakla 2.2gr, 100gr. nohutla 6.2 gr posa almış oluyoruz.

Faydalı yağlardan destek alın
Fındık, avakado, balık, ceviz, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, keten tohumu omega-3 ve omega-6 dan zengin besinlerdir. Günde toplamda 4 porsiyon kadar tüketilmesi sağlıklı bir beslenme örüntüsü için gereklidir. Yağlı besinlerin tokluk hissini artırdığı artık bilinen bir gerçek. Yapılan araştırmalar hergün omega-3 den zengin besinler tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre açlık hislerinin daha az olduğu ve kilo vermeyi hızlandırdığı yönünde.

Hergün 2-2,5 lt su tüketin
Su tüketimi kilo kaybını üç şekilde sağlamaktadır. Birincisi su yediğimiz yiyeceklerin sindirilmesi için gereklidir, sağlık problemi olmayan ve 2lt.den az su tüketenlerin kilo kaybı daha az olmaktadır. İkincisi ise su eklem hareketlerini kolaylaştırdığı için kilo vermeyi hızlandırır. Üçüncüsü ise fazla ödemin atılmasını sağladığından total kiloyu etkileyecektir.

Düzenli yeşil çay için
En çok yeşil çayda bulunan kateşin adı verilen antioksidan maddenin kilo kaybını hızlandırdığı ve özellikle bayanların en büyük problemi olan karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı araştırmalarca desteklenmekte. Ayrıca yeşil çayın metabolizmayı da hızlandırdığı bilinen bir gerçek. Günde 2-3 fincan yeşil çay tüketmeyi unutmayın. Eğer tansiyon veya mide sorununuz yoksa içerisine ekleyeceğiniz limon suyu da kateşinin etkisini artıracak, böylelikle kilo kaybını da hızlandıracaktır.

Yemeğe önce salata ile başlayın

Çok az yağ ilave edilmiş salata ile öğüne başlamak tokluk hissinizi artıracağından diğer yemekleri daha az yemenize neden olacaktır. Böylelikle ekstra kalori alımını da azaltacaktır.

Yemeklerinizi baharatlandırın
Acı baharatların metabolizmayı hızlandırması kilo kaybınızı etkileyecektir. Her gün bir tatlı kaşığı kadar tüketilen kırmızı biber metabolizmayı %23 artırmaktadır.

Diyetisyen Özlem Sert Aydın
www.ozlemsert.com

İdeal Diyet









Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte birçok kişi kış aylarında alınan kiloları vermek için zayıflama diyetlerine başlar. Peki bu süreçte nelere dikkat etmeliyiz;

*Her öğünde mevsim sebzeleri salata veya yemek olarak tüketilmelidir. Sebzeleri az yağlı veya ızgara sebze olarak tercih edebiliriz. Ara öğünlerde de yine mevsim meyveleri tercih edilmelidir. Bol miktarda sebze ve ihtiyacınız ölçüsünde meyve tüketin.

*Haftada bir kez kırmızı et, en az iki kez balık, ağırlıklı olarak beyaz et tüketin. Et tercihlerinizi de ızgara veya fırında pişirme yöntemleriyle az yağlı olarak tercih edin.

*Haftada iki kez kurubaklagiller; barbunya,nohut,yeşil mercimek,kuru fasulye, iki-üç kez yumurta ve her gün iki kase kadar yoğurt veya süt ve 10-15 adet fındık, badem veya ceviz tüketmeliyiz.

*Havaların ısınması ve vücut yüzey ısımızın da artmasıyla sıvı tüketimine de ihtiyacımız artacaktır, bu nedenle günde en az 2-2,5 lt su içilmelidir. Unutulmamalıdır ki içilen çay, kahve, meyve suyu su yerine geçmemektedir.

*Glisemik indeksi yüksek besinler (yani bir besinin kan şekerini yükseltme etkisi) hem açlık hissinizi artıracak, hem de kilo vermeyi zorlaştıracaktır. Kilo verme sürecinde beslenmenizde kompleks karbonhidratlara daha fazla yer verin. Beyaz ekmek yerine kepekli, tahıllı ekmek, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı veya kısır tercih edin.

*Güne kahvaltı yaparak başlayın, kahvaltı alışkanlığı olmayan kişilerin daha zor kilo verdiği araştırmalarla da desteklenmiştir. Ne kadar az zamanınız olsa da tost, musli... gibi pratik ve sağlıklı seçeneklerle güne başlamalı, günde 3 ana 3 ara öğüne illaki dikkat edilmelidir.

*Kızartmalar, aşırı yağlı gıdalar, sakatatlardan uzak durun. Margarin ve tereyağ gibi doymuş yağlardan sakının, sıvı yağlarla yemeklerinizi pişirin. Salatalara ve yemeklere piştikten sonra çok az zeytinyağı ilave etmek de faydalı olacaktır.

*Tatlı olarak sütlü tatlıları tercih edin ama uygun miktarda dikkatli tüketin.

*Tuz tüketiminize dikkat edin aşırı tuzlu yiyecekler yaz mevsiminde ödem miktarını artıracağından yağdan kilo verseniz de total kilonuzu etkileyecektir.

*Alkol ve kafeinli içeceklerden mümkün olduğu kadar uzak durulmalı, yerine rahatlatıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici, soğuk olarak da tüketilebilen bitki çaylarından yada soda,ayran ve meyve suyundan destek alınmalıdır. Alkol tercihimizi ise uygun miktarda şaraptan yana kullanmak daha masum bir seçenek olacaktır.

*Yaz aylarında ağır yemekli öğünlerden kaçının ve yemeklerinizi çok geç saatlere bırakmayın, mümkün olduğu kadar fiziksel aktivitenizi artırın ve uyku düzeninize dikkat edin. 5 saatten az 8 saatten fazla uyku metabolizmayı yavaşlatabilmektedir.

Diyetisyen Özlem Sert Aydın
www.ozlemsert.com

7 Aralık 2012 Cuma

Zayıflatan ve güzelleştiren meyve:ananas








Besin içeriği oldukça zengin olan ananas hem tadıyla hem de vücuda faydalarıyla favori meyvelerinizden biri olmalıdır.

Bromelin’den zengindir
Güçlü bir enzim olan bromelin sindirim sistemini düzenler, ödem atımını hızlandırır, toksik maddeleri atar, ülseratif kolit şikayetlerini azaltır.

Zayıflamaya destektir
Hiçbir besin direkt yağ yakmaz ama sindirimi hızlandırıcı özelliğinden dolayı zayıflamaya yardımcıdır ayrıca ödem atımını da hızlandırdığı için ananas tüketimi zayıflama diyetlerinde yer alabilir.

Cildi güzelleştirir
Ananas manganezden zengindir, dolayısıyla sağlıklı bir cilt için önemli bir meyvedir, ayrıca kan şekerini dengeler, bağışıklı sistemini güçlendirir. Yine cilt sağlığı için önemli olan C vitamini içerir, C vitamini kolajen sentezini hızlandırır ve cildi yeniler.

Enerji verir
B1 vitamini enerji üretiminde görevli etkili bir vitamindir, karbonhidratların enerjiye dönüşümünde rol alır ve ananas B1 vitamininden zengindir.

Eklem ağrılarını giderir
Anti enflamatuar etkisi nedeniyle ananas artritte sıklıkla oluşan eklem ağrılarını giderir.

Çocuklarda büyümeyi hızlandırır
Kemik gelişimi için önemli bir meyve olan ananası çocukların da sıklıkla yemesinde fayda var.

Kalp sağlığını güçlendirir
Potasyum kalp sağlığı için önemli bir mineral, kan basıncını ve kalp atım hızını düzene sokar, böbrekleri güçlendirir ve ödem atımını sağlar.

Portakal suyuna eşdeğer
Nezle, grip olduğunuzda içtiğiniz portakal suyuna eşdeğer oranda C vitamini içerir, ayrıca öksürükten dolayı mukus atımını da hızlandırır.

Diyetisyen Özlem Sert Aydın
www.ozlemsert.com

En sağlıklı atıştırmalık





Kuruyemişleri sevmeyenimiz eminim yoktur, lezzetlerinin yanısıra sağlık açısından ve kilo kaybını da hızlandırması açısından ara öğünlerde tüketmeye çalışın.

Badem, ceviz, fındık sağlıklı protein kaynaklarıdır özellikle spor yapanların kas artışını sağlamaları ve yağ kayıplarını hızlandırmaları açısından faydalıdır.

Diyet yapanların tüketim miktarına dikkat ederek tükettiklerinde kilo vermelerine destek olmaktadır.

MUFA içeriği yüksektir, kalp damar sağlığı için faydalıdır.

Son araştırmalar özellikle bademin LDL kollesterolü daha yüksek oranda düşürdüğü yönündedir.

Lif içeriği yüksektir, sindirim problemlerini düzene sokabilir ve tokluk hissinizi artırır.

E vitamini içerirler bu nedenle anti aging etkisi bulunmaktadır.

Ay çekirdeği ise yine lif oranı yüksek, mineral ve vitaminlerden zengindir. Özellikle potasyum, manganez ve demir içeriği yüksektir. Kalorisinin yüksek olması nedeniyle dikkatli tüketilmesinde fayda var.

Ceviz birçok araştırma sonucuna göre birçok faydası bulunmakta, kalp sağlığına faydasının yanısıra özellikle de ruhsal yapıyı düzenlemekte. Bayanlarda regl öncesinde görülen ruhsal dengesizliğe etkili bir kuruyemiş.

Şeker hastalığınız veya insulin direnciniz varsa uygun miktarda kuruyemiş yemenizde fayda var, şekeri regüle eden yine etkili besinlerdir.

Ayrıca selenyumdan da zengin olmaları nedeniyle kansere karşı da koruyucudur.

Diyetisyen Özlem Sert Aydın
www.ozlemsert.com

Sağlıklı besleniyor musunuz?






Sağlıklı bir yaşama başlamak aslında çok da zor değil sadece belirli beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmek gerekmekte.

Güne kahvaltı ile başlayın
Kahvaltı vücudunuzu, metabolizmanızı, sindirim ve sinir sisteminizi güne hazırlayan en önemli öğün. Kahvaltı yapmayan bir kişi zor kilo verir, kabızlık sorunu yaşayabilir, gün içerisinde daha gergin, sinirli olur ve konsantrasyon problemleri yaşayabilir.

Ara öğün alışkanlığı edinin
Günde sadece 3-4 öğün veya daha az sıklıkta beslenenlerde düzensiz kan şekeri salgılanması, daha fazla açlık hissi ve kilo problemi görülmekte. Beraberinde de birçok hastalılar da tetiklenmektedir. Bütün besinlerden ihtiyacımız ölçüsünde ve uygun sıklıkta beslenmek elbette en doğru yöntem.

Akşam yemeklerinizi erken yiyin
İşten geç çıkma, yemek hazırlama, ailenin bir araya gelmesi geç saatleri bulabiliyor ve akşam yemeği saati de geç saatlere kayıyor. Eğer yemeğin üzerine de hemen yatıyorsanız bilinki akşam yemeğiniz yağ olarak depolanıyor. Erken yeme şansınız varsa bunu değerlendirin veya uyku saatinizi daha geç saatlere kaydırın, arada en az 2 saat olmalı.

Günde 2,5 lt su için
Su sindirim sisteminde görevli en önemli ajan, yiyeceklerin sindirlimesinden dışarı atılmasına, elzem besin öğelerinin kana karışmasına kadar olan süreçte suya ihtiyacımız var. Az su tüketimi kadar fazla tüketilmesi de sakıncalı sonuçlar oluşturabilir.

Kedinizi aç hissettiğinizde su için
Susuzuk ve açlık hissi birbirine karıştırılmaktadır, bu nedenle kendinizi aç hissetiğinizde hemen buzdolabını karıştırmayın. Bir bardak su içip bir süre bekleyin, çoğunlukla açlık hissiniz kaybolacaktır.

Liften zengin beslenin
Diyet yaparken tokluk hissinin artması önemli, böylelikle fazla kalorili yiyeceklere de yer kalmıyor. Ayrıca lifli besinler yediğiniz yiyeceklerdeki fazla yağın da atılmasını sağlıyor, sindirim sistemini çalıştırıyor.

Trans yağlardan uzak durun
Yağlı beslenmenin sakıncalarını aslında biliyoruz ama bazı faydalı yağlar dışında doymuş ve trans yağ içerenlerden uzak durmakta fayda var. Trans yağlar vücut kimyasını da etkileyerek hem kilo vermeyi engelliyor hem de iç yağlanmayı tetikliyor. Diyetisyen Özlem Sert Aydın

Her besinin en doğalını zamanında tüketin
Günde 3-4 porsiyon meyve ve en az 5 porsiyon sebze tüketin. Meyvelerin suyunu içmektense meyveyi yemeği tercih edin. Eğer mevsiminde bir sebzeyi veya meyveyi tüketmiyorsak, tüketilen sebze veya meyve sararmış, pörsümüş ise, elinize aldığınızda yağlı bir his veriyorsa bu yiyeceklerden uzak durmakta fayda var. Raf ömrünün uzatılması için mumlama veya kükürtle kaplama işlemi birçok yiyeceğe yapılmakta.

Etlerinizi yağsız tercih edin
Kırmızı et, balık ve tavuğu kızartmadan tüketin, porsiyon miktarınızı artırmayın, tavuk tüketirken derisini alın, balığı haftada en az 2 kez tüketin, deniz mahsullerini ayda 1 kez ile sınırlandırın.

*Günlük yağ tüketiminizi azaltın, doymuş ve trans yağlardan uzak durun. Daha çok tekli doymamış yağ asitlerini tercih edin.
*Kolesterol içeren besinleri diyetinizde minimuma indirin.
*Lif tüketiminizi artırın.
*Şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durun
*Tuz tüketiminizi azaltın
*Asitli ve alkollü içeceklerden uzak durun
*Yeteri kadar su için
*Her gün düzenli yürüyüş veya egzersiz yapın.

Diyetisyen Özlem Sert Aydın
www.ozlemsert.com

5 Aralık 2012 Çarşamba

Gizli yardım

Osmanlı zamanında Ramazan günlerinde tebdil-i kıyafet ile pek çok zengin, hiç tanımadıkları mahallelerde ki bakkal, manav vs. dükkanlarına gider, onlardan Zimet Defterini çıkarmalarını isterdi.

Baştan, ortadan ve sondan rastgele sahifelerin toplamını yatırıp miktarını ödedikten sonra; "Bu borçları silin. Allah kabul etsin" der kendilerini tanıtmadan giderlerdi.
Borcu ödenen, borcunu ödeyip sildiren kişinin kim olduğunu bilmezdi..

Gizli verilen nafile sadakadan yetmiş kat daha sevap olduğunu bilen kişier, yardımlarını gizli yapmaya gayret ederlerdi.

















Osmanlı zamanında Ramazan günlerinde tebdil-i kıyafet ile pek çok zengin, hiç tanımadıkları mahallelerde ki bakkal, manav vs. dükkanlarına gider, onlardan Zimet Defterini çıkarmalarını isterdi.

Baştan, ortadan ve sondan rastgele sahifelerin toplamını yatırıp miktarını ödedikten sonra; "Bu borçları silin. Allah kabul etsin" der kendilerini tanıtmadan giderlerdi.
Borcu ödenen, borcunu ödeyip sildiren kişinin kim olduğunu bilmezdi..

Gizli verilen nafile sadakadan yetmiş kat daha sevap olduğunu bilen kişiler, yardımlarını gizli yapmaya gayret ederlerdi.

Muhteşem bir sebze: BAMYA















Bamya denildiğinde akla ilk gelen şey müsilajlar
olsa gerek, yani bamyayı ‘sümüklü bamya’ yapan bileşeni. Bamyanın, çoğu kişi tarafından sevilmemesini sağlayan bu bileşen müsilaj denen kaygan, çoklu şeker yapısında bir madde. Bamyadaki müsilajlar ve reçineli zamklar, mide bağırsak yüzeyini de kayganlaştırır ve bu bölgeleri kansere karşı korur bir diğer değişle, besinlerle alınan kansorejen maddelerin bağırsak yüzeyi ile temasını, yani kanser yapabilme kabiliyetini en aza indirir. Bağırsak iç yüzeyini yalnızca kansorejen maddelerden değil aynı zamanda tahriş edici diğer maddelerden de korur, yüzeyi kayganlaştırarak.

Bağırsak temizliği yapar

Besinlerle bir şekilde, kimyasal veya fiziksel tahriş etme özelliği olan maddeler alabiliyoruz ancak ‘sümüklü bamya’ çok iyi bir şekilde alt ediyor bu maddeleri. Bamyadaki müsilaj ve zamklar, kolesterole bağlanarak fazla kolesterolün de atılmasını sağlarlar. Bamyanın içerdiği çözünebilir bitkisel lif ise hem bağırsak temizliği yapar hem de probiyotik özelliğe sahiptir, yani, bağırsaklarımızdaki bizi koruyan faydalı bakterileri besler.

Ağız ve boğaz kanserlerini önler

Bamyanın kansere karşı koruyucu etkisi, içerdiği bu ‘sümüksü madde’ ile sınırlı değil. Bamyadaki bir başka ‘KANSER SAVAR’ madde de oldukça fazla miktarda ihtiva ettiği ‘glutatyon’. Atlanta’da Emory Üniversitesi’nde yürütülen 1800 kişinin dahil edildiği bir çalışmada, yüksek miktarda gllutatyon içeren diyetle beslenen kişilerde ağız ve boğaz kanserlerinin yüzde 50 oranda daha az görüldüğü sonucuna varıldı, asla ‘tesadüf’ denilemeyecek bir oran bu.

Biliyor muydunuz ?

Bamyadaki polifenoller, bitkilerdeki en önemli antioksidanlardan. Antioksidanlar, yalnızca kansere karşı değil, alzheimerdan, kalp damar tıkanıklıklarına kadar bir çok kronik hastalığa karşı da koruyucular.
Bamya, ‘soğandaki antioksidan’ olarak da ünlenen quersetin bakımından da oldukça zengin bir sebze. Quersetin potansiyel diğer birçok antioksidan daha güçlü, bu yüzden uzunca bir dönem bilim dünyasında kansere karşı koruyucu olarak gündeme oturdu.

Karbofobi genç kızlarda artıyor





Karbofobi karbonhidrat tüketiminden korkmak olarak tanımlanabilir. Günümüzde popüler bir diyet akımı haline gelen başta ekmek ve karbonhidrat içeren besinlerden uzaklaşmak hem sağlık açısından hem de psikolojik olarak insanları negatif etkilemekte. Özellikle genç kızlarda sıklıkla gördüğümüz bir çok sakıncası olabilen bir rahatsızlık.

Karbonhidratlar vücudumuzun enerji kaynağıdır ama içeriğe göre de ayırt etmek gerekebilir;

Basit ve kompleks olarak ayrılan karbonhidratlar, çok kolay sindirilip kanı hızlı yükselttiğinde basit karbonhidrat olarak tanımlanır ve şeker, mısır şurubu, meyve şekeri, tatlı, çikolata, pasta, kek, kurabiye, hamur işleri bu gruba girer.

Kompleks karbonhidratlar ise tahıl, çavdar, yulaf, kepek, sebze, bazı meyveler ve kurubaklagillerde bulunan karbonhidrat türüdür. Rafine edilmediği için sağlıklıdır, kan şekerini dengeler, sindirime yardımcıdır.

Kompleks karbonhidrat tüketimine önem verip, hayatımızdan basit karbonhidratları çıkarttığımızda;
*Vücudumuz için birincil enerji kaynağı sağlanır.
*Yediğimiz yiyeceklerdeki yağın sindirimi gerçekleşir.
*Karaciğer, böbrek, pankreas daha az yorulur.
*Beynin tek enerji kaynağıdır, sinir sistemini onarır.
*Serotonin salgısını artırır böylelikle kişi daha mutlu hisseder
*Barsaklarda bazı yararlı bakterilerin oluşumda rol alır.
*Liften zengin olmaları nedeniyle sindirim sistemini çalıştırır, birçok hastalıktan korur.
*Lifli yiyecekler tokluk hissinin de artmasını sağlar.

4450 kişi üzerinde yapılan bir çalışmaya göre kompleks karbonhidrat tüketenler tüketmeyenlere göre daha hızlı kilo verip, korumaktalar.

Atkins, Dukan veya diğer protein ağırlıklı programlarla kişi kendini daha depresif, gergin ve sinirli hisseder.

Sağlıklı beslenme örüntüsünde karbonhidratları ihtiyacımız ölçüsünde tüketmeliyiz ama önemli olan ne tür karbonhidrat tükettiğimizdir.

Diyetisyen Özlem Sert Aydın
www.ozlemsert.com

Uykusuzluk, Kişiliği Değiştirebiliyor


Uykusuzluk, Kişiliği Değiştirebiliyor


Uykusuzlukta beyin fonksiyonları berraklığını kaybetmeye başlar. Unutkanlık, isteksizlik, mutsuzluk, gerginlik ve kişilik değişiklikleri görülmeye başlar. Uzmanlar, uyku bozukluklarının kişilik değişikliklerine yol açabileceğini, kişiyi depresyona itebileceğini söyledi.



Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Karadağ, insanların hayatlarının 3'te birini uyuyarak geçirdiğini belirterek, yeni doğan bebeklerin günün 18-20 saatinde uyuduğunu, erişkin insanlarda bu sürenin 4 -11 saat arasına düştüğünü kaydetti.



Anadolu'da "Uyusun da büyüsün" diye bebeklere söylenen ninnilerin altında yatan gerçeği bugün çok daha iyi anladıklarını vurgulayan Karadağ, "Gerçekten de büyüme hormonunun en fazla uyku sırasında salgılandığını, uykunun vücudun büyüme ve yenilenmesinde, öğrenme ve bellek fonksiyonlarının gelişmesinde çok önemli bir rol oynadığını bilim insanları ispatladı. Uykunun sırları çözülmeye başlandı. Bilgisayarların tıp dünyasına girmesiyle karanlıkta kalan tüm bilgiler yavaş yavaş gün ışığına çıkıyor. Gözlemlere dayanan bilgileri artık test etme imkanına kavuştuk. Bugün artık biliyoruz ki uyku eskiden zannedildiğinin aksine pasif bir dinlenme olayı değil, aktif olarak yaşadığımız bir restorasyon olayıdır. Uykuda gün boyu yıpranan vücudun ve beyin fonksiyonlarının düzenlemesi yapılıyor ve yeni bir güne hazırlık yapılıyor" dedi.



"VÜCUT KENDİNİ TEST EDİYOR"

Sağlıklı uyku sırasında kasların gevşeyerek dinlenirken tüm sistemlerin bir bilgisayar gibi kendini test etmekte ve fonksiyonlarını yeniden düzenlemekte olduğunu kaydeden Karadağ, "Bağırsak hareketlerimiz yavaşlamakta, karaciğer, böbrek gibi önemli organlarımız günlük streslerin etkisinden kurtulmak için fonksiyonlarını azaltmakta. Yapılan çalışmalarda derin uykuda, vücutta protein sentezinin, hücre mitozunun ve büyüme hormonu salgılanmasının arttığı, buna karşılık adrenalin ve kortikosteroidler gibi katabolik, yıkıcı hormonların salgısının azaldığı gösterilmiştir" diye konuştu.



"UYKUSUZLUK DEPRESYONA İTİYOR"

Uykuda solunum bozukluğu olan kişilerin sabah uyandıklarında yorgun kalkacağını kaydeden Karadağ, şöyle devam etti:



"Zaman içerisinde sabah baş ağrıları görülebilir. Beyin fonksiyonları berraklığını kaybetmeye başlar. Unutkanlık, isteksizlik, mutsuzluk, gerginlik ve kişilik değişiklikleri görülmeye başlar. Uykuda solunum bozukluğuna bağlı olarak gelişen depresyon, cinsel isteksizlik ve cinsel güçsüzlük önemli sosyal problemlere neden olmaktadır. Hipertansiyonu olan kişilerde uykuda solunum bozukluğuna bağlı gece ani tansiyon yükselmeleri ve buna bağlı beyindeki anevrizmalarda kanama ve felç tablosu gelişme riski çok artmaktadır" diye konuştu


www.aktuelpsikoloji.com
.

günde 100 kalori azaltarak yılda 14 kilo vermek

14 kilo vermek ister misiniz?











Sağlıklı bir yaşam ve beraberinde ideal kiloda olmak için sağlıklı besinleri tercih etmelisiniz ama burada önemli olan bu yiyeceklerin tüketim miktarı. Hangi besini ne kadar tükettiğinizi kontrol ederek aldığınız kalori miktarını belirleyecek ve kilo artışını da önleyeceksiniz. 

Her ana öğününüzden 100 kalori azaltarak yılda 14 kilo verebilirsiniz. Kahvaltı, öğle ve akşam yemeği tercihlerinden sadece birini seçerek bunu başarmanız mümkün.

Kahvaltı

*Kahvaltıda tereyağ veya margarin tüketmeyin, 1 tatlı kaşığı kadarı size 100 kalori sağlar.

*Simit tüketiyorsanız simitin 2/3‘ünü tüketin.

*Peynirli poğaça tüketmek yerine yağsız tost tercih edin.

*Her sabah 1 yumurta tüketiyorsanız 2 günde bir yemeye çalışın.

*Kahvaltıda 2 tatlı kaşığı kadar bal veya reçel tüketiyorsanız 1 tatlı kaşığına düşürün.

Öğle

*Yemeklerden önce pide veya ekmek üzerine zeytinyağı, tereyağı sürmeyin.

*Salatalarınızı bol yağlı tercih etmeyin, 2 yemek kaşığı yağ ilave ediyorsanız miktarını yarıya düşürün.

*Yemeklerle birlikte asitli içecek, meyve suyu veya alkol yerine maden suyu tercih edin.

*Sebze yemeklerinizi etli tüketiyorsanız et yerine kurubaklagillerle deneyin.

*Makarna veya pilav yemek istiyorsanız dolu bir tabak yerine 6-8 çorba kaşığı az yağlı tüketin.

Akşam

*Yemeklerinize, salatalarınıza hem krema hem de yağ ilave etmeyin, sadece birini tercih edin.

*Hamburger yemek istiyorsanız 1 dilim ekmeğini tüketmeyin, mayonez ilave etmeyin.

*Et, tavuk, balık tüketiyorsanız kızartmak yerine ızgara, buğulama tercih edin.

*Ne tüketirseniz tüketin yemeğinizin yanında illaki yoğurt yiyin ve az yağlı olmasına özen gösterin.

*Yemek sonrasında tatlı tüketmek istiyorsanız yağlı ve şerbetliler yerine sütlü ve meyveli olanları yarım porsiyon tüketin.




Diyetisyen Özlem Sert Aydın

www.ozlemsert.com

Kabak hastalıklarla savaşıyor

Bu sebze hastalıklarla savaşıyor











Diyet listelerinin vazgeçilmez sebzesi olan kabak, ödem atıcı ve tokluk hissini artırıcı etkisinden dolayı biz diyetisyenlerin sıklıkla önerdiği besinler arasındadır. Faydaları yüzyıllar öncesinde de bilinen kabağın faydalarına bir göz atalım.

*Ortalama 100g kabak içerisinde 250 mg potasyum bulunur, kalp sağlığı açısından oldukça faydalıdır, tansiyonu dengeler.

*B vitamini içeriği zengindir, enerji metabolizmasında ve sinir sistemini onarmada etkilidir.
*Lif içeriği yüksektir, tokluk hissini artırır.
*Klorofil içermesiyle ödem atımını hızlandırır.
*Bir tür lif kaynağı olan lignin içeriği yüksektir, yapılan çalışmalar özellikle ligninden zengin besinlerin kanser oluşumunu önleyebileceği yönünde.

*Pektinin kalp damar sağlığı üzerinde pozitif etkileri bulunmaktadır ve kabak peptin içeren ender besinler arasındadır.Diyetisyen Özlem Sert Aydın
*Fitosterol birçok bitkide bulunan bir maddedir ve özellikle bağışıklık sistemini güçlendirici, damar sertliği ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Kabak içeriğindeki fitosterol miktarı da diğer sebzelere göre yüksek miktardadır.

*A,C vitamini, magnezyum, folat, potasyum, mangan vitaminlerini bir arada içermesi kalp damar sağlığını koruması açısından yine önemli bir sebze konumuna getiriyor. Vücuttaki homosistein seviyesini düşürmesiyle kalp krizinden dahi koruyabilmekte.

*Kabak içeriğindeki bakır minerali ve antioksidanlar nedeniyle artritli hastalarda pozitif etkileri olabilmektedir. Özellikle enflamasyonu azaltıcı etkisinden dolayı ağrıları azaltıcı etkisi olduğu çalışmalarca desteklenmekte.




Diyetisyen Özlem Sert Aydın

www.ozlemsert.com

Doğanın ölümsüzlük iksirleri


Doğanın ölümsüzlük iksiri













Ölüm her insanın yaşayacağı bir andır ondan kaçış yok ama araştırmalara göre en fazla ölüm nedenleri arasında hastalıklar ilk sırada gelmektedir. Hastalıklardan korunmak ise insanın kendi elinde. Bazı yiyecekler en fazla ölüm nedeni olan belirli hastalıklara karşı koruyucu özelliğe sahiptir. Beslenme planınızda bu besinlere daha fazla yer vermeye çalışın.


Sarımsak Doğal antibiyotik olarak bildiğimiz sarımsak kötü kolesterol seviyesini azaltıp, damar sağlığını korumaktadır. Günde en az 2-3 diş tüketimi önerilen sarımsak kalp sağlığının yanı sıra kansere karşı da koruyan iksir olarak da değerlendirilen bir sebzedir. Bütünüyle fırında pişirilip tüketildiğinde detoks etkisi yapmaktadır, ağır metal olan civa ve kadmiyumdan vücudu temizler.

Elma En güçlü antioksidanları içeren elma yaşlılık belirtilerini minimuma indiren en etkili meyvedir. Damar sağlığını ve kalp hastalıklarından koruyucu etkisi vardır. Elmayı kabuğuyla yemeğe özen gösterin çalışmalar gösteriyor ki kabuğundaki polifenoller kabuksuz halinden 5 kat daha fazla, ayrıca kabuğuyla birlikte tüketimi lif miktarını da artırmakta.

Lahana İndol içermesiyle sebzeler arasında farklı bir öneme sahip olan lahana kanser türlerinden koruyan etkili bir sebzedir. Haftada en az 1 kez tüketimi kolon kanseri riskini %66 azaltabilmektedir. Lahana ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirip, zararlı virüs ve bakterilere karşı koruyucudur.

Balık Yağlı balıklar kalp hastalığını önlemeden, kansere karşı korumaya birçok hastalığa karşı koruyucu özelliğe sahiptir. Haftada en az 2 kez tüketimi depresyona karşı koruyucudur. Özellikle yağlı balıkların tüketimi; somon ve hamsi gibi, omega-3 yağ asidinden daha zengin beslenmemizi sağlayacaktır.


Yumurta Protein örüntüsü olarak en kaliteli içeriğe sahip olan yumurta vücudumuz için gerekli aminoasitleri içerir. Kolin içermesi nedeniyle kalp ve beyin sağlığını korur.

Mantar Yüzyıllardır doğu kültüründe tedavi amaçlı kullanılan mantar çeşitleri bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Dolayısıyla en başta kansere karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Japonyada yapılan bir çalışma sonucuna göre düzenli tüketilen mantar kolesterol seviyesini %45 düşürebilmektedir.

Avokado İçeriğindeki yağ miktarı oldukça fazla dolayısıyla kalori miktarı da yüksek olan avokado diğer besinlere göre farklı tanımlanmalı. Sağlıklı beslenmeyi ve kilo vermeyi destekleyici olan MUFA , tekli doymamış yağ asidi içermesi tüketim miktarına göre onu biraz daha masumlaştırıyor. MUFA kalp sağlığını koruyan ve şeker hastalığı riskini minimuma indiren bir yağ asididir. Avakado ayrıca göz sağlığını koruyan lutein içerir ve lif bakımından zengindir.

Yabanmersini Göz ve beyin sağlığı için gerekli güçlü antosiyaninler içeren yaşlılığa karşı koruyucu bir meyve olan yabanmersini hafızayı da olumlu etkilemektedir. Enflamasyonu da azaltan yabanmersini Alzheimer, parkinson, artrit, şeker ve kalp hastalığına karşı koruyucudur. Yapılan çalışmalara göre yabanmersini diğer meyvelere göre kansere karşı daha fazla koruyucu özelliğe sahiptir.

Nar Antioksidan değeri oldukça yüksek olan nar kalp damar sağlığını korur, damarda pıhtılaşmayı önlediği için inme riskini minimuma indirir. Düzenli tüketimi yaşlılık belirtilerini azaltır.

Badem ve ketentohumu Lif ve tekli doymamış yağ asidi içeriği yüksek olması nedeniyle en başta kolesterol seviyesini düşürür, kalp hastalıkları riskini minimuma indirir. Ketentohumu ayrıca alfalinolenik asit içermesiyle de enflamasyonu azaltıcı etkisi bulunmaktadır.




Diyetisyen Özlem Sert Aydın

www.ozlemsert.com

En etkili grip ilacı

En etkili grip ilacı
Havaların soğuduğu bu günlerde hem içinizi ısıtacak hem de bağışıklık sisteminizi güçlendirecek bir bitki olan kuşburnu ülkemizde sıklıkla yetiştirilen gıda sektöründen ilaç sektörüne kadar birçok alanda kullanılmaktadır.

*Kuşburnu C vitamini deposudur, portakal, limon, mandalinadan daha fazla C vitamini içerir. Kış aylarında sıklıkla karşılaştığımız grip hastalığını önlemede ise etkisi büyük.

*B vitaminlerinden zengindir, enerji metabolizmasında, hücre yenilenmesinde, sinir sisteminde, büyüme ve gelişmede faydalıdır.

*Kemik yapısını güçlendiren ve kanın pıhtılaşmasını düzenleyen K vitamini içerir.

*Demirden zengindir, yine büyüme ve gelişme için önemli, kansızlık gidericidir.
*Bağışıklık sistemini güçlendiren ayrıca saç ve göz sağlığı için gerekli olan çinko içerir.
*Kansere karşı korur, kanı temizler, yaraları hızlı iyileştirir.
*Bioflavonoidlerden zengindir, fitoöstrojen içerir bayanlarda menopoz döneminde sıcak basmalarına karşı faydalıdır.
*Yaşlılarda halsizlik ve yorgunluğa karşı önleyicidir.
*Dolaşım sistemini hızlandırarak selülit oluşumunu önler.
*Sigara ve alkolün zararlı etkilerine karşı koruyucudur.
*Kabızlık problemine karşı düzenli tüketildiğinde faydalı olabilmektedir.
*Doğal idrar söktürücüdür, ödem sorununu giderir.Diyetisyen Özlem Sert Aydın
*Barsak parazitlerini düşürür.

Birçok sağlık probleminde faydası olan kuşburnu meyvesinin hem çayını hem de marmeladını tüketebiliriz; günde 2 fincan kuşburnu çayı ve 1 yemek kaşığı marmeladı sağlıklı beslenme planınızın bir parçası olmalıdır.




Diyetisyen Özlem Sert Aydın

www.ozlemsert.com

4 Aralık 2012 Salı

Sürekli yemek istiyorum diyorsanız


Sürekli yemek istiyorum diyorsanız













Belirli dönemlerde veya akşam yemekten sonra canınız sakıncalı besinleri çekebilir. Özellikle tatlı, çikolata, hamur işleri en çok yapılan kaçamaklar arasında. Peki bu yiyeceklerin miktarı ve sıklığı artarsa neler yapabiliriz;

Fizyolojik mi psikolojik mi?

Bir yiyeceğe aşırı düşkünlük duymanızın nedenini belirleyin, kan bulgularınızla mı ilgili yoksa kendinizi daha iyi hissetmek için mi yada bir el alışkanlığı mı? Bu nedenle sağlıklı bir beslenme programı uygulamak için kan bulgularınıza baktırmanızda fayda var.

Ara öğünleri atlamayın

Abur cubur tarzı yiyecekleri özellikle şekerli besinleri açlık hissini bastırmak için tüketiyorsanız kan şekeriniz düşmüş olabilir. Bunun en önemli sebebi ise öğün atlamak veya öğünlerinizin saatlerini değiştirmiş olabilirsiniz.

Yoğurt ve süt desteği alın

Protein tokluk hissini artıran en etkili besin grubu, öğünlerinize ihtiyacınız ölçüsünde süt veya yoğurt ilave ettiğinizde kendinizi daha tok hissedecek ayrıca yağ yakımını da hızlandıracaksınız. Diyetisyen Özlem Sert Aydın

Açlıkla susuzluğu karıştırmayın

Susuzluk hissi sizi daha çok yemeye yönlendirebilir. Açlık hissiniz olduğunda hemen 1 bardak ılık su için ve bekleyin. İdrar renginiz koyu ve keskin kokusu varsa, cildiniz yaz kış pul pul dökülüyor ve eklem, kas ağrılarınız varsa ihtiyacınız kadar su içmiyorsunuz demektir.




Diyetisyen Özlem Sert Aydın

www.ozlemsert.com